Pazartesi, Ağustos 2, 2021
Banner Top

Westphalia Antlaşması Önemi ve Sonuçları **2021

Westphalia Antlaşması, önemi ve sonuçları itibariyle çok büyük bir değer taşıyan tarihi bir antlaşmadır. 16’sı imparatorluk, 60’ı prenslikler ve geri kalan birçok temsilciyle birlikte toplam 109 temsilcinin içerisinde bulunduğu bir antlaşma olan Westphalia Antlaşması, bunun yanısıra; konferans diplomasisinin en önemli ve en güçlü örneklerinden biridir.

Westphalia Antlaşmasının Önemli

Westphalia Antlaşmasının Önemi olarak; Bu 109 temsilci içerisinde Avrupa’nın en önemli etken oyuncularından Papa yoktur. Westphalia Antlaşması‘nın önceki döneminde Avrupa topraklarının 1/3’ünü kontrol eden, siyasi ve ekonomik gücü yüksek olan Papa; daha önceki dönemlerde çok büyük bir etken rol içerisindeydi. Papa’nın yönlendirmeleri tarihte birçok haçlı seferlerini meydana getirmiş ve “devletlerin devlet olabilmesi” için Papa’dan kutsanma dahi istenmişti. Bu yüzden Papa 24 Ekim’de imzalanan antlaşmadan sonra “Zelo Domus Dei” (Kafirlerin Antlaşması) bildirisini yayınlamıştır. Vestfalya Antlaşmasının önemli bir maddesi de Protestanlık Hristiyanlığın bir mezhebi olarak kabul edilmiştir. Augsburg Antlaşma’sında daha lokal bir şekilde kabul edilen; sınırlı temsilcinin kabul ettiği bu durum, Westphalia Antlaşmasıyla bütün Avrupa’ya yayılmıştır. Augsburg Antlaşması’nda ihmal edilen; unutulan başka bir Hristiyanlık mezhebi olarak Kalvinizm de ilk defa bir metinde tanımlanmıştır. Bütün bu maddeleri bir bütünsel olarak ele alacak olursak; Papa’nın temsilcilerinin bu antlaşmaya katılmamış olması, Papa’nın onayının alınmaması, din ve mezhebin dışında güç dengesi, antlaşma sisteminin oluşturulması ya da egemenlik meseleleri de tartıştıldığı görüldüğü için Westphalia Antlaşması ilk seküler antlaşma olarak kabul görür.

Tarih

Wespthalia Barış Antlaşması Önemi ve Sonuçları

Westphalia Antlaşmasının Sonuçları

Westphalia Antlaşmasının Sonuçları; “Dünya kendi üzerinde başka bir otorite tanımayan egemen devletler tarafından bölünmüş bir yapıdır.” maddesiyle birlikte feodal dönem sisteminin geçerli olmadığını duyurmuşlardır. 5. ve 65. maddelerindeki düzenlemeler; uluslararası ilişkilerdeki egemenlik algısının temellerinin yerleştiğini bildiricidir. Avrupa’nın bugünki sınırlarının yerleşmesi adına önemli bir belge olmakla beraber; modern uluslararası hukukun oluşması açısından da değerli bir kaynaktır. Örneğin; Westphalia Antlaşması’nda geçen “Bu antlaşmada ki taraflar bu antlaşmanın esaslarına aykırı olmaması şartıyla başka devletlerle antlaşmalar imzalayabilir.” şekliyle bir üst profil çizer. Güç dengesi, ulusal çıkar veyahutta devletin bekası gibi kavramlar günyüzüne çıkmış ve yerleşmiştir. Bunun sonucunda din savaşları çok büyük ölçüde izlerini Rönesans Dönemi’nden alarak Avrupa’da sona ermiştir. Bütün sonuçları biraraya topladığımızda Westphalia Antlaşması’nın sonuçları olarak; modern devleti ortaya çıkarıp, feodalizmin yıkıcısı olmuştur. Devletler özelinde ise Hollanda ve İsviçre bağımsız olmuş, merkezi devletler ortaya çıkmış,Fransa güç kazanmış, İspanya ise aşama aşama güç kaybetmiştir.

Yazımız hoşunuza gittiyse, www.aciklamasi.com üzerinden daha birçok bilgiyi ücretsiz edinebilirsin.!

Banner Content

Sıkça Sorulan Sorular


FAQ

109 temsilci içerisinde Avrupa'nın en önemli etken oyuncularından Papa yoktur. Protestanlık Hristiyanlığın bir mezhebi olarak kabul edilmiştir. Augsburg Antlaşması'nda ihmal edilen; unutulan başka bir Hristiyanlık mezhebi olarak Kalvinizm de ilk defa bir metinde tanımlanmıştır. Papa'nın temsilcilerinin bu antlaşmaya katılmamış olması, Papa'nın onayının alınmaması, din ve mezhebin dışında güç dengesi, antlaşma sisteminin oluşturulması ya da egemenlik meseleleri de tartıştıldığı görüldüğü için Westphalia Antlaşması ilk seküler antlaşma olarak kabul görür. Güç dengesi, ulusal çıkar veyahutta devletin bekası gibi kavramlar günyüzüne çıkmış ve yerleşmiştir. Bunun sonucunda din savaşları çok büyük ölçüde izlerini Rönesans Dönemi'nden alarak Avrupa'da sona ermiştir.

Feodal dönem sisteminin geçerli olmadığını duyurmuşlardır. 5. ve 65. maddelerindeki düzenlemeler; uluslararası ilişkilerdeki egemenlik algısının temellerinin yerleştiğini bildiricidir. Avrupa'nın bugünki sınırlarının yerleşmesi adına önemli bir belge olmakla beraber; modern uluslararası hukukun oluşması açısından da değerli bir kaynaktır. Modern devleti ortaya çıkarıp, feodalizmin yıkıcısı olmuştur. Devletler özelinde ise Hollanda ve İsviçre bağımsız olmuş, merkezi devletler ortaya çıkmış,Fransa güç kazanmış, İspanya ise aşama aşama güç kaybetmiştir.

0 Comments

Leave a Comment